Greetings, Introductions, Small Talk - Selamlaşma, tanışma ve gündelik sohbet
Family, Friends, Home - Aile, arkadaşlar ve ev
- How is your family?
Ailen nasıl
- Everyone is doing well.
Herkes iyi
- My family means a lot to me.
Ailem benim için çok önemli
- I spent the weekend with my family.
Hafta sonunu ailemle geçirdim
- We enjoy spending time together.
Birlikte vakit geçirmeyi seviyoruz
- We always support each other.
Birbirimizi her zaman destekleriz
- It’s important to stay in touch.
İletişimde kalmak önemli
- I called my parents today.
Bugün annemle babamı aradım
- I haven’t seen my brother in a while.
Bir süredir erkek kardeşimi görmedim
- My sister is doing great.
Kız kardeşim çok iyi
- The children are growing so fast.
Çocuklar çok hızlı büyüyor
- They grow up so quickly.
Ne çabuk büyüyorlar
- I’m proud of them.
Onlarla gurur duyuyorum
- Family time is precious.
Ailece geçirilen zaman çok kıymetli
- We always have fun together.
Birlikte her zaman çok eğleniriz
- I love spending time with my friends.
Arkadaşlarımla vakit geçirmeyi çok seviyorum
- Good friends are hard to find.
İyi arkadaş bulmak zordur
- Friendship is important.
Arkadaşlık önemlidir
- Thank you for being my friend.
Arkadaşım olduğun için teşekkürler
- I’m lucky to have friends like you.
Senin gibi arkadaşlarım olduğu için çok şanslıyım
- You can always count on me.
Bana her zaman güvenebilirsin
- I’m here if you need me.
Bana ihtiyacın olursa buradayım
- Let me know if I can help.
Yardım edebileceğim bir şey varsa haber ver
- I really appreciate your support.
Desteğin benim için çok değerli
- It’s always nice talking to you.
Seninle konuşmak her zaman iyi geliyor
- Welcome to our home.
Evimize hoş geldin
- Please come in.
Lütfen içeri gel
- Make yourself at home.
Rahatına bak
- It’s lovely to have you here.
İyi ki buradasın
- I’m so glad you came.
Gelmene çok sevindim
- Thanks for visiting.
Ziyaretin için teşekkürler
- Would you like to sit down?
Oturmak ister misin
- Please have a seat.
Lütfen otur
- Can I get you something to drink?
Ne içersin
- Would you like some water?
Su ister misin
- Would you like some coffee?
Kahve ister misin
- Would you like some tea?
Çay ister misin
- Help yourself.
Çekinmeden alabilirsin
- Feel free to look around.
Dilediğin gibi hareket edebilirsin
- Don’t worry about anything.
Hiçbir şeyi dert etme
- Stay as long as you like.
İstediğin kadar kal
- It’s great having you here.
Burada olman harika
- I hope you’re comfortable.
Umarım rahatsındır
- Let me show you around.
Sana evi gezdireyim
- Come back anytime.
İstediğin zaman yine gel
- It’s good to be home.
Evde olmak güzel
- Home is my favorite place.
En sevdiğim yer evim
- I’m relaxing at home today.
Bugün evde dinleniyorum
- I’m cleaning the house.
Evi temizliyorum
- I’m doing the laundry.
Çamaşır yıkıyorum
- I’m cooking dinner.
Akşam yemeğini hazırlıyorum
- Breakfast is ready.
Kahvaltı hazır
- Lunch is almost ready.
Öğle yemeği neredeyse hazır
- Dinner is ready.
Akşam yemeği hazır
- It smells delicious.
Mis gibi kokuyor
- The food looks amazing.
Yemek harika görünüyor
- Let’s eat together.
Hadi birlikte yiyelim
- Enjoy your meal.
Afiyet olsun
- Would you like some more?
Biraz daha ister misin
- Everything tastes wonderful.
Her şeyin tadı harika
- Thank you for the meal.
Yemek için teşekkürler
- I’ll wash the dishes.
Bulaşıkları ben yıkarım
- Let’s clean up together.
Hadi birlikte toparlayalım
- The house looks beautiful.
Ev çok güzel görünüyor
- I love our garden.
Bahçemize bayılıyorum
- What are you doing today?
Bugün ne yapıyorsun
- Do you have any plans?
Bir planın var mı
- Would you like to join us?
Bize katılmak ister misin
- Let’s spend some time together.
Birlikte biraz vakit geçirelim
- Let’s go for a walk.
Hadi yürüyüşe çıkalım
- Shall we go out?
Dışarı çıkalım mı
- Let’s stay home tonight.
Bu akşam evde kalalım
- How about watching a movie?
Film izlemeye ne dersin
- Shall we cook together?
Birlikte yemek yapalım mı
- Let’s invite everyone.
Herkesi davet edelim
- That sounds like a great idea.
Harika bir fikir
- I’m looking forward to it.
Dört gözle bekliyorum
- What time shall we meet?
Saat kaçta buluşalım
- I’ll be there on time.
Tam vaktinde orada olurum
- See you this evening.
Bu akşam görüşürüz
- Can I help you?
Yardımcı olabilir miyim
- Thank you for your help.
Yardımın için teşekkür ederim
- I really appreciate it.
Gerçekten çok teşekkür ederim
- That’s very kind of you.
Çok naziksin
- You’re always so thoughtful.
Her zaman çok düşüncelisin
- Take care of yourself.
Kendine iyi bak
- Drive safely.
Dikkatli sür
- Have a safe trip home.
Eve sağ salim var
- Have a lovely evening.
İyi akşamlar
- Sleep well.
İyi uykular
- See you tomorrow.
Yarın görüşürüz
- Give my regards to your family.
Ailene selamlarımı ilet
- Say hello to everyone.
Herkese selam söyle
- It was wonderful seeing you.
Seni görmek harikaydı
- I can’t wait to see you again.
Seni tekrar görmek için sabırsızlanıyorum
Shopping, Food, Restaurants - Alışveriş, yeme içme ve restoranlar
- I’m just looking.
Sadece bakıyorum
- Is there anything you need?
Bir şeye ihtiyacınız var mı
- Yes, I’m looking for…
Evet, … arıyorum
- Do you have this in another size?
Bunun başka bir bedeni var mı
- Do you have this in another color?
Bunun başka bir rengi var mı
- I’m looking for a gift.
Hediye arıyorum
- How much is this?
Bu ne kadar
- That’s a good price.
Fiyatı uygunmuş
- That’s a little expensive.
Bu biraz pahalı
- Is there a discount?
İndirim var mı
- Is this on sale?
Bu indirimde mi
- I’ll take it.
Bunu alıyorum
- I’ll think about it.
Bir düşüneyim
- I’ll come back later.
Daha sonra tekrar geleceğim
- Can I try it on?
Bunu deneyebilir miyim
- Where is the fitting room?
Deneme kabini nerede
- It fits perfectly.
Tam oldu
- It’s too big.
Çok büyük geldi
- It’s too small.
Çok küçük geldi
- It’s just right.
Tam oldu
- I like this one.
Bunu beğendim
- I’ll take two.
İki tane alacağım
- Do you have a larger size?
Daha büyük bedeni var mı
- Do you have a smaller size?
Daha küçük bedeni var mı
- This is exactly what I need.
Tam ihtiyacım olan şey
- Can I pay by card?
Kartla ödeyebilir miyim
- Can I pay in cash?
Nakit ödeyebilir miyim
- Do you accept credit cards?
Kredi kartı kabul ediyor musunuz
- Could I have a receipt, please?
Fişi alabilir miyim, lütfen
- Keep the change.
Üstü kalsın
- Where can I find the bread?
Ekmekler nerede
- Where is the milk?
Sütler nerede
- Where are the fresh vegetables?
Taze sebzeler nerede
- Is this fresh?
Bu taze mi
- Which one do you recommend?
Hangisini tavsiye edersiniz
- I’ll take some apples.
Biraz elma alacağım
- I’d like a loaf of bread.
Bir somun ekmek istiyorum
- I need a bottle of water.
Bir şişe su istiyorum
- Do you sell local products?
Yerel ürünler satıyor musunuz
- Is this organic?
Bu organik mi
- I only need a few things.
Sadece birkaç şeye ihtiyacım var
- That’s everything, thank you.
Hepsi bu kadar, teşekkürler
- I forgot to buy coffee.
Kahve almayı unuttum
- We need more fruit.
Daha fazla meyve almamız lazım
- Let’s buy something for dinner.
Akşam yemeği için bir şeyler alalım
- I need a shopping bag.
Bir alışveriş poşeti istiyorum
- Paper bag, please.
Kâğıt poşet, lütfen
- No bag, thank you.
Poşet istemiyorum, teşekkürler
- The checkout is over there.
Kasa şurada
- The line is quite long.
Kuyruk çok uzun
- Shall we get a coffee?
Bir kahve içelim mi
- Let’s sit outside.
Dışarıda oturalım
- This place is lovely.
Burası çok hoş
- I like the atmosphere here.
Buranın ortamını sevdim
- What would you like to drink?
Ne içmek istersin
- I’ll have a coffee.
Bir kahve alayım
- I’ll have tea.
Bir çay alayım
- Could I have a cappuccino, please?
Bir kapuçino rica edebilir miyim
- One latte, please.
Bir latte, lütfen
- I’d like some water.
Bir su alayım
- Still or sparkling?
Normal su mu, maden suyu mu
- Would you like something sweet?
Tatlı bir şey ister misin
- Let’s share a dessert.
Bir tatlıyı paylaşalım
- Everything looks delicious.
Her şey nefis görünüyor
- This cake looks amazing.
Bu pasta harika görünüyor
- The coffee smells wonderful.
Kahve mis gibi kokuyor
- Cheers!
Şerefe
- To good health!
Sağlığımıza
- It’s always nice to catch up over coffee.
Kahve eşliğinde hasret gidermek her zaman iyi gelir
- Let’s meet here again.
Yine burada buluşalım
- A table for two, please.
İki kişilik bir masa rica ediyorum
- Do you have a reservation?
Rezervasyonunuz var mı
- Yes, we do.
Evet, var
- Here is your table.
Buyurun, masanız
- Could we have the menu, please?
Menüyü alabilir miyiz, lütfen
- Are you ready to order?
Sipariş vermeye hazır mısınız
- I’d like…
Ben … alayım
- I’ll have the same.
Ben de aynısından alayım
- What do you recommend?
Ne tavsiye edersiniz
- What’s today’s special?
Günün spesiyali nedir
- Is this dish spicy?
Bu yemek acı mı
- Does it contain nuts?
İçinde kuruyemiş var mı
- I’m vegetarian.
Vejetaryenim
- Could I have it without onions?
Soğansız olabilir mi
- Could we have some bread, please?
Biraz ekmek rica edebilir miyiz
- I don’t know what to choose.
Karar veremiyorum
- This tastes wonderful.
Bunun tadı harika
- It’s absolutely delicious.
Kesinlikle nefis
- Compliments to the chef.
Şefin ellerine sağlık
- Could I have another glass of water?
Bir bardak daha su alabilir miyim
- It smells delicious.
Mis gibi kokuyor
- This is excellent.
Bu mükemmel
- I really like it.
Bunu gerçekten çok beğendim
- It’s one of my favorite dishes.
Bu, en sevdiğim yemeklerden biri
- Have you tried this before?
Bunu daha önce denedin mi
- You should try this.
Bunu denemelisin
- Would you like to taste it?
Tadına bakmak ister misin
- It’s homemade.
Ev yapımı
- I love homemade food.
Ev yapımı yemeklere bayılıyorum
- Nothing beats a home-cooked meal.
Ev yemeğinin yerini hiçbir şey tutmaz
- This reminds me of home.
Bu bana evimi hatırlatıyor
- The food is fresh.
Yemekler taze
- Everything is perfectly cooked.
Her şey tam kıvamında pişmiş
- The service is excellent.
Hizmet mükemmel
- Everyone is very friendly.
Herkes çok güler yüzlü
- Could we have the bill, please?
Hesabı rica edebilir miyiz
- Is service included?
Servis ücreti dahil mi
- Can we split the bill?
Hesabı bölüşebilir miyiz
- I’ll pay.
Ben öderim
- It’s my treat.
Benden olsun
- Thank you for the wonderful meal.
Bu harika yemek için teşekkürler
- We really enjoyed everything.
Her şey harikaydı
- We’ll definitely come back.
Kesinlikle yine geleceğiz
- Have a nice day.
İyi günler
- Thank you very much.
Çok teşekkür ederim
- See you again.
Yine görüşmek üzere
- Have a great evening.
İyi akşamlar
- What did you have for lunch today?
Bugün öğle yemeğinde ne yedin
- Who usually cooks at your home?
Evde genellikle kim yemek yapar
- What’s your favorite restaurant?
En sevdiğin restoran hangisi
- I love trying new dishes.
Yeni yemekler denemeye bayılıyorum
- Every country has its own cuisine.
Her ülkenin kendine özgü bir mutfağı var
- Food brings people together.
Yemek insanları bir araya getirir
- Good food makes people happy.
Güzel yemek insanları mutlu eder
- Everything tastes better when it’s shared.
Paylaşınca her şey daha lezzetli olur
- Cooking is relaxing.
Yemek yapmak rahatlatıcıdır
- I enjoy eating outside.
Dışarıda yemek yemeyi seviyorum
- Let’s try something new next time.
Bir dahaki sefere yeni bir şey deneyelim
- Good company makes every meal better.
Güzel bir sohbet, her yemeği daha keyifli kılar
- Happiness is often shared around the table.
Mutluluk çoğu zaman aynı sofrada paylaşılır
Travel, Hotels, Getting Around - Seyahat, oteller ve ulaşım
- Where are you traveling to?
Nereye seyahat ediyorsun
- I’m going on vacation next week.
Gelecek hafta tatile gidiyorum
- I’m really looking forward to it.
Bunu gerçekten dört gözle bekliyorum
- Have a safe trip.
İyi yolculuklar
- When are you leaving?
Ne zaman yola çıkıyorsun
- How long will you stay?
Ne kadar kalacaksın
- I’m traveling with my family.
Ailemle seyahat ediyorum
- I’m traveling with friends.
Arkadaşlarımla seyahat ediyorum
- This is my first time here.
Buraya ilk gelişim
- I’ve always wanted to visit this place.
Burayı her zaman ziyaret etmek istemiştim
- I’m excited about this trip.
Bu yolculuk için çok heyecanlıyım
- I love discovering new places.
Yeni yerler keşfetmeyi seviyorum
- Traveling is one of my favorite hobbies.
Seyahat etmek en sevdiğim hobilerden biri
- Every trip is a new adventure.
Her yolculuk yeni bir maceradır
- Let’s make wonderful memories.
Birlikte harika anılar biriktirelim
- Where is the check-in desk?
Check-in kontuarı nerede
- Where is my gate?
Biniş kapım nerede
- What time does the flight leave?
Uçak saat kaçta kalkıyor
- Is the flight on time?
Uçak vaktinde mi kalkacak
- Where is platform three?
Üçüncü peron nerede
- Is this seat taken?
Bu koltuk dolu mu
- Can I sit here?
Buraya oturabilir miyim
- Excuse me, is this the right train?
Affedersiniz, doğru trende miyim
- How long is the journey?
Yolculuk ne kadar sürüyor
- When do we arrive?
Ne zaman varacağız
- Could you help me with my luggage?
Bagajım için bana yardımcı olabilir misiniz
- Where can I buy a ticket?
Nereden bilet alabilirim
- One ticket, please.
Bir bilet, lütfen
- Is this the right bus?
Doğru otobüs bu mu
- You’ve been so helpful.
Çok yardımcı oldunuz
- Excuse me, could you help me?
Affedersiniz, bana yardımcı olabilir misiniz
- Where is the city center?
Şehir merkezi nerede
- How do I get there?
Oraya nasıl gidebilirim
- Is it within walking distance?
Yürüme mesafesinde mi
- Is it far from here?
Buradan uzak mı
- Turn left.
Sola dönün
- Turn right.
Sağa dönün
- Go straight ahead.
Dümdüz ilerleyin
- It’s just around the corner.
Hemen köşede
- Cross the street.
Karşıya geçin
- It’s next to the park.
Parkın yanında
- It’s opposite the station.
İstasyonun karşısında
- It’s on your right.
Sağınızda
- It’s on your left.
Solunuzda
- Thanks, I found it.
Teşekkürler, buldum
- I have a reservation.
Rezervasyonum var
- I’d like to check in.
Giriş yapmak istiyorum
- Here’s my passport.
İşte pasaportum
- What time is breakfast?
Kahvaltı saat kaçta
- Is breakfast included?
Kahvaltı dahil mi
- What time is check-out?
Çıkış saati kaç
- Could I have the Wi-Fi password?
Wi-Fi şifresini alabilir miyim
- Could I have another key?
Bir anahtar daha alabilir miyim
- Could I have an extra towel?
Fazladan bir havlu alabilir miyim
- The room is perfect.
Oda mükemmel
- The view is beautiful.
Manzara çok güzel
- Everything looks great.
Her şey harika görünüyor
- Thank you for your hospitality.
Misafirperverliğiniz için teşekkür ederim
- I’m really enjoying my stay.
Konaklamamdan çok memnunum
- I’d like to stay one more night.
Bir gece daha kalmak istiyorum
- What’s your favorite here?
Burada en sevdiğiniz şey nedir
- What should I visit first?
Önce nereyi ziyaret etmeliyim
- What’s the most popular place?
En popüler yer neresi
- Are there any hidden gems nearby?
Yakınlarda pek bilinmeyen güzel yerler var mı
- Is there a good café nearby?
Yakınlarda güzel bir kafe var mı
- Could you recommend a restaurant?
Tavsiye edebileceğiniz bir restoran var mı
- Is there a supermarket nearby?
Yakınlarda süpermarket var mı
- Where can I buy souvenirs?
Nereden hediyelik eşya alabilirim
- This place is beautiful.
Burası çok güzel
- The architecture is amazing.
Mimarisi inanılmaz
- The atmosphere is wonderful.
Ortamı harika
- I love this city.
Bu şehre bayıldım
- I’d love to come back.
Tekrar gelmeyi çok isterim
- Let’s take some pictures.
Biraz fotoğraf çekelim
- This is unforgettable.
Bu unutulmayacak bir şey
- What a beautiful view.
Ne güzel bir manzara
- I love the mountains.
Dağları çok seviyorum
- The sea is so peaceful.
Deniz ne kadar huzurlu
- The beach is wonderful.
Plaj harika
- The forest is beautiful.
Orman çok güzel
- The sunset is incredible.
Gün batımı inanılmaz
- The sunrise was worth waking up early.
Gün doğumunu görmek için erken kalkmaya değdi
- I saw a squirrel.
Bir sincap gördüm
- The air feels so fresh.
Hava ne kadar temiz
- Nature is truly relaxing.
Doğa gerçekten insanı dinlendiriyor
- Let’s get some fresh air.
Biraz temiz hava alalım
- Let’s go hiking.
Doğa yürüyüşüne çıkalım
- I’d love to spend more time here.
Burada daha fazla vakit geçirmeyi çok isterim
- This place feels magical.
Buranın büyülü bir havası var
- I could stay here all day.
Bütün gün burada kalabilirim
- What do local people usually eat?
Buradaki insanlar genellikle ne yiyor
- What’s your favorite place in town?
Şehirde en sevdiğin yer neresi
- What makes this place special?
Burayı özel kılan nedir
- Are there any local traditions?
Yerel gelenekler var mı
- I’d love to learn more.
Daha fazlasını öğrenmeyi çok isterim
- Every place has its own story.
Her yerin kendine özgü bir hikâyesi vardır
- Every culture is unique.
Her kültür eşsizdir
- Meeting local people is the best part of traveling.
Yerel halkla tanışmak seyahatin en güzel yanıdır
- I enjoy learning about different cultures.
Farklı kültürler hakkında bilgi edinmekten hoşlanıyorum
- Travel opens your mind.
Seyahat insanın ufkunu açıyor
- I had an amazing time.
Harika vakit geçirdim
- This trip exceeded my expectations.
Bu gezi beklediğimden de iyi geçti
- I’ll never forget this experience.
Bu deneyimi asla unutmayacağım
- Let’s catch up again soon.
Yakında yine görüşüp hasret giderelim
- Everyone was so welcoming.
Herkes çok misafirperverdi
- I felt at home here.
Burada kendimi evimde gibi hissettim
- I’d love to come back one day.
Bir gün tekrar gelmeyi çok isterim
- This place will always have a special place in my heart.
Buranın kalbimde her zaman özel bir yeri olacak
- Every journey teaches us something.
Her yolculuk bize bir şey öğretir
- Travel creates lasting memories.
Seyahatler unutulmaz anılar bırakır
- I’m taking wonderful memories home.
Evime harika anılarla dönüyorum
- It was worth every moment.
Her anına değdi
- I hope to visit again soon.
Umarım yakında buraya tekrar gelebilirim
- Until next time.
Bir dahaki sefere görüşmek üzere
- Goodbye, and thank you.
Hoşça kalın, her şey için teşekkürler
- Do you travel often?
Sık seyahat eder misin
- What’s your favorite destination?
Seyahat etmekten en çok hoşlandığın yer neresi
- Which country would you like to visit next?
Sırada hangi ülke var
- Have you ever traveled alone?
Hiç yalnız seyahat ettin mi
- What’s the best trip you’ve ever had?
Şimdiye kadarki en güzel yolculuğun hangisiydi
- Do you prefer the sea or the mountains?
Denizi mi, dağları mı tercih edersin
- I enjoy slow travel.
Acele etmeden seyahat etmeyi seviyorum
- I like exploring on foot.
Yürüyerek keşfetmeyi seviyorum
- Every journey begins with a first step.
Her yolculuk ilk adımla başlar
- The world is full of beautiful places.
Dünya güzel yerlerle dolu
- There is always something new to discover.
Her zaman keşfedilecek yeni bir şey vardır
- Traveling brings people together.
Seyahat insanları birbirine yakınlaştırır
- The best souvenirs are memories.
En güzel hediyeler anılardır
- Adventure starts with curiosity.
Macera merakla başlar
- Where shall we go next?
Bir sonraki durağımız neresi olsun
Work, Study, Everyday Tasks - İş, eğitim ve günlük işler
- What are you working on today?
Bugün ne üzerinde çalışıyorsun
- I’m working from home today.
Bugün evden çalışıyorum
- I’m at the office.
Ofisteyim
- I’m a little busy right now.
Şu anda biraz meşgulüm
- I’ll be free in a few minutes.
Birkaç dakikaya müsait olacağım
- Let’s get started.
Hadi başlayalım
- Let’s begin.
Başlayalım
- Let’s finish this first.
Önce bunu bitirelim
- One thing at a time.
Her şey sırayla
- We’re making good progress.
İyi ilerliyoruz
- Everything is going according to plan.
Her şey plana uygun şekilde ilerliyor
- I’m almost finished.
Bitirmek üzereyim
- I’ll finish it today.
Bugün bunu bitireceğim
- Let’s work together.
Birlikte çalışalım
- Teamwork makes everything easier.
Ekip çalışması her şeyi kolaylaştırır
- We make a great team.
Harika bir ekibiz
- Thanks for your help.
Yardımın için teşekkürler
- That means a lot to me.
Benim için çok değerli
- Great job.
Harika iş çıkardın
- Well done.
Tebrikler
- Do you have a minute?
Bir dakikan var mı
- Is now a good time?
Şu an müsait misin
- Can we talk for a moment?
Biraz konuşabilir miyiz
- Let’s schedule a meeting.
Bir toplantı planlayalım
- What time works for you?
Sana hangi saat uyar
- Tomorrow works for me.
Yarın benim için uygun
- I’m available in the afternoon.
Öğleden sonra müsaitim
- Let’s meet at ten.
Saat onda buluşalım
- I’ll send you an invitation.
Sana bir davet göndereceğim
- Let’s go together.
Birlikte gidelim
- Let’s review everything together.
Her şeyi birlikte gözden geçirelim
- Does everyone agree?
Herkes hemfikir mi
- That sounds like a good plan.
İyi bir plan gibi duruyor
- Let’s move forward.
Devam edelim
- What’s the next step?
Bir sonraki adım nedir
- Could you help me?
Bana yardım edebilir misin
- Could you show me how?
Nasıl yapıldığını gösterebilir misin
- Could you explain it again?
Tekrar açıklayabilir misin
- Could you repeat that, please?
Rica etsem tekrar eder misin
- I didn’t catch that.
Anlayamadım
- I understand now.
Şimdi anladım
- What makes you think that?
Böyle düşünmene ne sebep oldu
- Thank you for explaining.
Açıkladığın için teşekkürler
- I appreciate your patience.
Sabrın için teşekkür ederim
- No problem.
Sorun değil
- Of course.
Elbette
- I’d be happy to help.
Memnuniyetle yardımcı olurum
- Let me know if you need anything.
Bir şeye ihtiyacın olursa haber ver
- We can solve it together.
Bunu birlikte çözebiliriz
- Everything will be fine.
Her şey yoluna girecek
- I’ll send you an email.
Sana bir e-posta göndereceğim
- Did you receive my message?
Mesajımı aldın mı
- I’ll reply as soon as I can.
Fırsat bulur bulmaz cevap vereceğim
- I’ll call you later.
Seni sonra ararım
- Please let me know.
Lütfen bana haber ver
- I’ll keep you updated.
Seni gelişmelerden haberdar edeceğim
- Thanks for letting me know.
Haber verdiğin için teşekkürler
- I’ll check and get back to you.
Kontrol edip sana döneceğim
- I’ll send it today.
Bugün göndereceğim
- Thanks for the reminder.
Hatırlattığın için teşekkürler
- I’ll add it to my calendar.
Takvimime ekleyeceğim
- Don’t forget.
Unutma
- I’ll remember.
Unutmam
- Everything is under control.
Her şey kontrol altında
- Thanks for your quick response.
Hızlı yanıtın için teşekkürler
- What are you studying?
Ne okuyorsun
- I’m learning English.
İngilizce öğreniyorum
- I’m practicing every day.
Her gün pratik yapıyorum
- Practice makes progress.
Pratik yaptıkça ilerlersin
- Every day is a chance to learn.
Her gün öğrenmek için yeni bir fırsattır
- I learned something new today.
Bugün yeni bir şey öğrendim
- I didn’t know that.
Bunu bilmiyordum
- I’d like to learn more.
Daha fazlasını öğrenmek istiyorum
- Could you recommend a good book?
Önerebileceğin iyi bir kitap var mı
- That’s a useful tip.
Bu faydalı bir ipucu
- I never knew that.
Bunu hiç bilmiyordum
- I’m getting better every day.
Her geçen gün daha iyi oluyorum
- Learning is fun.
Öğrenmek eğlencelidir
- Mistakes help us learn.
Hatalar öğrenmemize yardımcı olur
- Don’t be afraid to ask questions.
Soru sormaktan çekinme
- What’s the priority?
Öncelik nedir
- Let’s make a list.
Bir liste yapalım
- Let’s stay organized.
Düzenli olalım
- I’ll do it now.
Şimdi yapacağım
- I’ll do it later today.
Bugün ilerleyen saatlerde yapacağım
- Let’s keep things simple.
Her şeyi basit tutalım
- One step at a time.
Adım adım ilerleyelim
- Slow and steady.
Yavaş ama emin adımlarla
- Small steps make a big difference.
Küçük adımlar büyük fark yaratır
- Let’s take a short break.
Kısa bir mola verelim
- Ready to continue?
Devam etmeye hazır mısın
- We’re almost there.
Az kaldı
- Good work today.
Bugün iyi iş çıkardık
- We accomplished a lot today.
Bugün çok şey başardık
- Tomorrow is another opportunity.
Yarın yeni bir fırsat
Health, Wellbeing, Feelings - Sağlık, esenlik ve duygular
- How are you feeling today?
Bugün kendini nasıl hissediyorsun
- I feel great.
Harika hissediyorum
- I feel really good today.
Bugün kendimi gerçekten iyi hissediyorum
- I feel happy.
Mutluyum
- I feel relaxed.
Rahatım
- I feel calm.
Sakinim
- I feel full of energy.
Enerji doluyum
- I feel refreshed.
Kendimi dinlenmiş hissediyorum
- I feel a little tired.
Biraz yorgunum
- I need some rest.
Biraz dinlenmem lazım
- I’m feeling much better.
Kendimi çok daha iyi hissediyorum
- How did it go?
Nasıl geçti
- Today has been a good day.
Bugün güzel bir gündü
- I’m in a good mood.
Keyfim yerinde
- Life feels good.
Hayat güzel
- Did you sleep well?
İyi uyudun mu
- I slept really well.
Çok iyi uyudum
- A good night’s sleep makes a big difference.
İyi bir gece uykusu büyük fark yaratır
- I’m hungry.
Karnım acıktı
- I’m thirsty.
Susadım
- Let’s have something to eat.
Bir şeyler yiyelim
- Let’s drink some water.
Su içelim
- Fresh air always helps.
Temiz hava her zaman iyi gelir
- A short walk sounds nice.
Kısa bir yürüyüş iyi gelir
- Let’s take a break.
Mola verelim
- Slow down for a moment.
Biraz yavaşla
- Take your time.
Acele etme
- There’s no rush.
Aceleye gerek yok
- Let’s enjoy the day together.
Günün tadını birlikte çıkaralım
- You deserve a break.
Molayı hak ettin
- I enjoy walking every day.
Her gün yürümeyi seviyorum
- Exercise makes me feel better.
Egzersiz bana iyi geliyor
- I like staying active.
Aktif kalmayı seviyorum
- I enjoy cooking healthy meals.
Sağlıklı yemekler yapmayı seviyorum
- I try to eat fresh food.
Taze yiyecekler tüketmeye çalışıyorum
- Drinking enough water is important.
Yeterince su içmek önemlidir
- Balance is important.
Denge önemlidir
- Small habits make a big difference.
Küçük alışkanlıklar büyük fark yaratır
- Every healthy choice counts.
Her sağlıklı seçim önemlidir
- A healthy lifestyle brings more energy.
Sağlıklı bir yaşam tarzı daha fazla enerji verir
- I enjoy spending time outdoors.
Açık havada vakit geçirmeyi seviyorum
- Nature helps me recharge.
Doğa beni kendime getiriyor
- Sunshine always lifts my mood.
Güneş her zaman bana moral veriyor
- Deep breaths help me relax.
Derin nefes almak beni rahatlatıyor
- Taking care of yourself is important.
Kendine iyi bakmak önemlidir
- What brings a smile to your face?
Seni ne gülümsetir
- That makes me smile.
Bu beni gülümsetiyor
- I’m excited about it.
Bunun için çok heyecanlıyım
- I’m grateful.
Minnettarım
- I’m proud of you.
Seninle gurur duyuyorum
- I’m happy for you.
Senin adına çok sevindim
- You did a great job.
Harika iş çıkardın
- That’s wonderful news.
Bu harika bir haber
- You deserve it.
Bunu hak ediyorsun
- I’m glad everything worked out.
Her şeyin yoluna girmesine sevindim
- Don’t worry.
Endişelenme
- Everything will be alright.
Her şey yoluna girecek
- Tomorrow is a new day.
Yarın yeni bir gün
- Better days are ahead.
Güzel günler bizi bekliyor
- I believe in you.
Sana inanıyorum
- Take good care of yourself.
Kendine çok iyi bak
- Be kind to yourself.
Kendine iyi davran
- My body is my temple.
Bedenim benim tapınağımdır
- Keep going.
Aynen devam et
- You’re doing great.
Harika gidiyorsun
- You’re making progress.
İlerleme kaydediyorsun
- Every day is a fresh start.
Her gün yeni bir başlangıç
- Keep smiling.
Gülümsemeye devam et
- Never lose hope.
Umudunu asla kaybetme
- Believe in yourself.
Kendine inan
- Stay positive.
Olumlu düşün
- Focus on the good things.
Güzel şeylere odaklan
- Celebrate small victories.
Küçük zaferleri kutla
- Enjoy the little moments.
Küçük anların tadını çıkar
- Life is beautiful.
Hayat güzeldir
- Peace begins within.
Huzur insanın içinde başlar
- Gratitude changes everything.
Şükretmek her şeyi değiştirir
- Kindness makes life better.
Nezaket hayatı güzelleştirir
- Every day brings new opportunities.
Her gün yeni fırsatlar getirir
- Happiness grows when it’s shared.
Mutluluk paylaştıkça çoğalır
- Enjoy the present moment.
Anın tadını çıkar
- The little things matter.
Küçük şeyler önemlidir
- Make time for yourself.
Kendine zaman ayır
- Take a deep breath.
Derin bir nefes al
- Today is a good day to begin again.
Bugün yeniden başlamak için güzel bir gün
Nature, Weather, Seasons - Doğa, hava durumu ve mevsimler
- It’s a beautiful day.
Ne güzel bir gün
- The weather is lovely today.
Bugün hava çok güzel
- It’s sunny outside.
Dışarıda hava güneşli
- It’s warm today.
Bugün hava sıcak
- It’s a little chilly.
Hava biraz serin
- It’s cloudy today.
Bugün hava bulutlu
- It’s raining.
Yağmur yağıyor
- It’s snowing.
Kar yağıyor
- It’s quite windy today.
Bugün hava çok rüzgârlı
- The weather changes quickly here.
Burada hava çabuk değişiyor
- I love this weather.
Böyle havaları seviyorum
- Perfect weather for a walk.
Yürüyüş yapmak için harika bir hava
- I hope it stays sunny.
Umarım hava güneşli kalır
- The sky looks beautiful today.
Gökyüzü bugün çok güzel görünüyor
- It feels like spring.
Bahar gelmiş gibi
- Spring is my favorite season.
İlkbahar en sevdiğim mevsim
- Summer is almost here.
Yaz geldi sayılır
- Autumn has beautiful colors.
Sonbaharın renkleri çok güzel
- Winter can be magical.
Kış mevsimi büyüleyici olabilir
- I love watching the seasons change.
Mevsimlerin değişmesini izlemeyi seviyorum
- Everything is blooming.
Her yer çiçek açıyor
- The trees are turning green.
Ağaçlar yeşermeye başlıyor
- The leaves are falling.
Yapraklar dökülüyor
- The flowers smell wonderful.
Çiçekler mis gibi kokuyor
- Nature is full of life.
Doğa hayat dolu
- Walking improves my mood and my health.
Yürümek hem ruh hâlime hem de sağlığıma iyi geliyor
- I enjoy spending time outside.
Dışarıda vakit geçirmeyi seviyorum
- Fresh air feels wonderful.
Temiz hava insana çok iyi geliyor
- Can you hear the birds singing?
Kuşların ötüşünü duyabiliyor musun
- The birds are singing.
Kuşlar ötüyor
- The forest is peaceful.
Orman çok huzurlu
- The mountains are beautiful.
Dağlar çok güzel
- The sea is calm today.
Deniz bugün sakin
- The beach is relaxing.
Plaj insanı dinlendiriyor
- The river is so quiet.
Nehir ne kadar sakin
- What a lovely sunset.
Ne güzel bir gün batımı
- I love watching the sunset.
Gün batımını izlemeyi seviyorum
- The sunrise is amazing.
Gün doğumu büyüleyici
- Look at the stars.
Yıldızlara bak
- The moon looks beautiful tonight.
Ay bu gece çok güzel görünüyor
- Would you like to go hiking?
Doğa yürüyüşüne çıkmak ister misin
- Let’s explore this trail.
Bu patikayı keşfedelim
- Let’s have a picnic.
Piknik yapalım
- Let’s ride our bikes.
Bisiklete binelim
- Let’s spend the afternoon outside.
Öğleden sonrayı dışarıda geçirelim
- It’s a great day for a walk.
Yürüyüş yapmak için harika bir gün
- I enjoy gardening.
Bahçeyle uğraşmayı seviyorum
- I love planting flowers.
Çiçek dikmeyi çok seviyorum
- The garden looks beautiful.
Bahçe çok güzel görünüyor
- Nature always makes me feel better.
Doğa her zaman moralimi yükseltiyor
- Walking helps me clear my mind.
Yürümek zihnimi toparlamama yardımcı oluyor
- I enjoy peaceful places.
Huzurlu yerleri seviyorum
- Nature inspires me.
Doğa bana ilham veriyor
- Every season has its own beauty.
Her mevsimin kendine özgü bir güzelliği var
- I enjoy the simple things.
Basit şeylerden keyif alıyorum
- It’s nice to slow down.
Biraz yavaşlamak güzel
- Let’s enjoy the moment.
Anın tadını çıkaralım
- This place feels peaceful.
Burası huzur veriyor
- I could stay here for hours.
Burada saatlerce kalabilirim
- Time passes slowly in nature.
Doğada zaman yavaş geçiyor
- There’s always somewhere new to explore.
Her zaman keşfedilecek yeni bir yer vardır
- Every day brings something beautiful.
Her gün beraberinde güzel bir şey getirir
- I feel grateful to be here.
Burada olduğum için minnettarım
- Let’s protect nature.
Doğayı koruyalım
- We should take care of our planet.
Gezegenimize iyi bakmalıyız
- Every tree is important.
Her ağaç önemlidir
- Small actions make a difference.
Küçük eylemler fark yaratır
- Nature reminds us to slow down.
Doğa bize yavaşlamamız gerektiğini hatırlatır
- The best moments are often the simplest.
En güzel anlar çoğu zaman en sade olanlardır
- Let’s enjoy this beautiful day.
Bu güzel günün tadını çıkaralım
Communication, Opinions, Social Life - İletişim, görüşler ve sosyal hayat
- What do you think?
Ne düşünüyorsun
- I think so too.
Ben de öyle düşünüyorum
- It makes sense to me.
Bana mantıklı geliyor
- I don’t think so.
Ben öyle düşünmüyorum
- Maybe you’re right.
Belki de haklısın
- That’s a good point.
İyi bir noktaya değindin
- You seem very confident.
Kendinden çok emin görünüyorsun
- I understand what you mean.
Ne demek istediğini anlıyorum
- I see your point.
Bakış açını anlıyorum
- I never thought about it that way.
Hiç bu açıdan düşünmemiştim
- Could you share more details?
Biraz daha ayrıntı verebilir misin
- Is this possible?
Bu mümkün mü
- How did that happen?
Bu nasıl oldu
- Could you explain?
Açıklayabilir misin
- I’d like to hear your opinion.
Görüşünü almak isterim
- What do you mean?
Ne demek istiyorsun
- Could you repeat that?
Tekrar eder misin
- Could you speak a little slower?
Biraz daha yavaş konuşabilir misin
- I didn’t understand.
Anlamadım
- Could you say that again?
Bunu tekrar söyler misin
- How do you spell that?
Bu nasıl yazılıyor
- What does that mean?
Bu ne anlama geliyor
- Can you show me?
Bana gösterebilir misin
- I appreciate your help and support.
Yardımın ve desteğin için teşekkür ederim
- Can we talk outside?
Dışarıda konuşabilir miyiz
- Absolutely.
Kesinlikle
- You’re right.
Haklısın
- You’ve convinced me.
Beni ikna ettin
- That’s true.
Bu doğru
- You’re right.
Haklısın
- I have a different opinion.
Ben farklı düşünüyorum
- I see it differently.
Ben olaya farklı bakıyorum
- That’s possible.
Bu mümkün
- I’m not sure.
Emin değilim
- Let’s think about it.
Bunu bir düşünelim
- What are you doing later?
Daha sonra ne yapacaksın
- Are you free tomorrow?
Yarın boş musun
- You’ll make me very happy if you join us.
Bize katılırsan beni çok mutlu edersin
- I’d like to try that sometime.
Bunu bir gün denemek isterim
- I will help you.
Sana yardım edeceğim
- I’d love to come.
Memnuniyetle gelirim
- Maybe next time.
Belki bir dahaki sefere
- Let’s meet tomorrow.
Yarın buluşalım
- Where shall we meet?
Nerede buluşalım
- See you then.
O zaman görüşürüz
- I see why everyone likes you.
Herkesin seni neden sevdiğini anlıyorum
- Send me a message.
Bana mesaj gönder
- I have so much to say to you.
Sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki
- Did you get my message?
Mesajımı aldın mı
- I’ll reply soon.
Yakında cevap vereceğim
- We can continue the conversation tonight.
Konuşmamıza bu akşam devam edebiliriz
- Give me a call.
Beni ara
- I’ll let you know.
Sana haber veririm
- You are communicating so well.
Kendini çok iyi ifade ediyorsun
- Schedule it for tomorrow.
Bunu yarın için planla
- Excuse me.
Affedersiniz
- I’m sorry.
Özür dilerim
- No, I am not available.
Hayır, müsait değilim
- You have a great idea.
Bu harika bir fikir
- You’re welcome.
Rica ederim
- Family comes first.
Aile her şeyden önce gelir
- You can trust me.
Bana güvenebilirsin
- You have done so much for me.
Benim için o kadar çok şey yaptın ki
- That’s so thoughtful of you.
Çok incesin
- You’re very thoughtful.
Çok düşüncelisin
- It’s always fun spending time together.
Birlikte vakit geçirmek her zaman eğlencelidir
- We should meet more often.
Daha sık buluşmalıyız
- Let’s do this again.
Bunu yine yapalım
- I had a wonderful time.
Harika vakit geçirdim
- Thank you for today.
Bugün için teşekkürler
- It was great seeing you.
Seni görmek harikaydı
- Have a wonderful evening.
Harika bir akşam geçirmeni dilerim
- Convey my greetings to your family.
Ailene selamlarımı ilet
- I will miss you.
Seni özleyeceğim
- Have a great day.
Harika bir gün geçirmeni dilerim
- I like when you bring the good news.
Bana güzel haberlerle gelmeni seviyorum
- Congratulations for your success.
Başarın için tebrikler
- Consistency and preparation are keys to success.
İstikrar ve hazırlık başarının anahtarıdır
- You deserve the best.
Her şeyin en iyisini hak ediyorsun
- Keep up the good work.
Böyle çalışmaya devam et
- If you pull the grass, it doesn’t grow faster.
Çimleri çekerek daha hızlı büyütemezsin
- You did a fantastic job.
Harika bir iş çıkardın
- The world is your playground for practice.
Dünya, pratik yapabileceğin bir oyun alanıdır
- The best is yet to come.
En iyisi henüz gelmedi
- Enjoy the little moments.
Küçük anların tadını çıkar
- Life is full of surprises.
Hayat sürprizlerle doludur
- Every day brings something new.
Her gün yeni bir şey getirir
- Today was a good day.
Bugün güzel bir gündü
- I’m looking forward to tomorrow.
Yarını dört gözle bekliyorum
- Let’s make tomorrow even better.
Yarını daha da güzel hâle getirelim
Dreams, Goals, Personal Growth - Hayaller, hedefler ve kişisel gelişim
- What are your goals?
Hedeflerin neler
- What are you working toward?
Neye ulaşmak için çalışıyorsun
- What inspires you?
Sana ne ilham veriyor
- What motivates you?
Seni ne motive ediyor
- What would you like to achieve?
Neyi başarmak istiyorsun
- What are your dreams?
Hayallerin neler
- Every dream starts with a first step.
Her hayal ilk adımla başlar
- Small steps lead to big results.
Küçük adımlar büyük sonuçlara götürür
- Keep moving forward.
İlerlemeye devam et
- When I wake up, I massage my feet.
Uyandığımda ayaklarıma masaj yaparım
- You can feel the truth with your heart.
Gerçeği kalbinle hissedebilirsin
- Traveling expands my horizons.
Seyahat etmek ufkumu genişletiyor
- When have you grown so much?
Ne zaman bu kadar büyüdün
- Never stop learning.
Öğrenmeyi asla bırakma
- Experience is a great teacher.
Deneyim harika bir öğretmendir
- In mistakes there are lessons that help us grow.
Her hata, büyümemize yardımcı olan bir ders barındırır
- The more you practice, the easier it gets.
Ne kadar çok pratik yaparsan o kadar kolaylaşır
- Progress takes time.
İlerlemek zaman alır
- Growth doesn’t happen overnight.
Gelişim bir gecede olmaz
- Every experience has value.
Her deneyim değerlidir
- Believe in yourself.
Kendine inan
- You can do it.
Bunu yapabilirsin
- You have favourable conditions.
Koşullar senin lehine
- Don’t give up.
Vazgeçme
- Let go of the old thinking.
Eski düşünce kalıplarını bırak
- Focus on what you can control.
Kontrol edebildiğin şeylere odaklan
- Good things take time.
Güzel şeyler zaman alır
- Be patient.
Sabırlı ol
- Stay focused.
Odaklanmaya devam et
- A tired dog is a happy dog.
Yorgun köpek, mutlu köpektir
- Success means different things to different people.
Başarı herkes için farklı bir anlam taşır
- Happiness is a choice.
Mutluluk bir seçimdir
- Choose what matters most.
En önemli olanı seç
- Spend time on what you love.
Sevdiğin şeylere zaman ayır
- Make time for the people you care about.
Değer verdiğin insanlara zaman ayır
- Learn from yesterday.
Dünden ders çıkar
- I live a life that I love.
Sevdiğim bir hayat yaşıyorum
- Look forward to tomorrow.
Yarını umutla bekle
- Every challenge is an opportunity.
Her zorluk bir fırsattır
- Today is full of possibilities.
Bugün olasılıklarla dolu
- What are you grateful for?
Nelere şükrediyorsun
- Gratitude changes your perspective.
Şükretmek bakış açını değiştirir
- Kindness always matters.
Nezaket her zaman önemlidir
- Share your happiness.
Mutluluğunu paylaş
- Celebrate your progress.
Kaydettiğin ilerlemeyi kutla
- Every small success counts.
Her küçük başarı önemlidir
- Help others whenever you can.
Elinden geldiğince başkalarına yardım et
- Smile more often.
Daha sık gülümse
- Encourage the people around you.
Çevrendeki insanları cesaretlendir
- Make someone’s day better.
Bugün birinin gününü güzelleştir
- The future is exciting.
Gelecek heyecan verici
- Great things are ahead.
Bizi bekleyen nice güzellikler var
- Make space for inner peace.
İç huzuruna yer aç
- Stay open to new opportunities.
Yeni fırsatlara açık ol
- Your journey is unique.
Senin yolculuğun sana özgüdür
- Follow your heart.
Kalbinin sesini dinle
- Trust yourself.
Kendine güven
- Trust the process.
Sürece güven
- Parenting is a great opportunity to learn.
Anne baba olmak öğrenmek için harika bir fırsattır
- The journey is worth it.
Bu yolculuk her şeye değer
- Success comes one day at a time.
Başarı her gün atılan adımlarla gelir
- Every effort matters.
Her çaba önemlidir
- Keep building your future.
Geleceğini inşa etmeye devam et
- Life rewards consistency.
Hayat istikrarlı çabayı ödüllendirir
- Keep growing.
Gelişmeye devam et
- Stay humble.
Mütevazılığını koru
- Be grateful for all you have.
Sahip olduğun her şey için şükret
- Be open-minded.
Açık fikirli ol
- The questions you’re asking say a lot.
Sorduğun sorular çok şey anlatıyor
- Keep exploring and finding solutions.
Keşfetmeye ve çözümler bulmaya devam et
- Creativity will bring you forward.
Yaratıcılık seni ileriye taşıyacak
- Share the good news.
Güzel haberleri paylaş
- We’re learning every day.
Her gün öğreniyoruz
- Stay positive and strengthen your belief.
Olumlu düşün ve inancını güçlendir
- The dreamers are the ones who change the world.
Dünyayı değiştirenler hayal kuranlardır
- Believe that good things are possible.
Güzel şeylerin mümkün olduğuna inan
- Your future starts today.
Geleceğin bugün başlıyor
- Do the best you can today.
Bugün elinden gelenin en iyisini yap
- The morning is wiser than the evening.
Sabah ola, hayrola
- Enjoy every moment.
Her anın tadını çıkar
Values, Gratitude, Meaningful Conversations - Değerler, minnettarlık ve anlamlı sohbetler